5 Nisan Barın İnkılabı ve Uygur Soykırımı Ankara’da da Ele Alındı

Ankara’da “5 Nisan Barın İnkılabı ve Uygur Soykırımı” başlıklı panel gerçekleşti. Panelde 36 yıl önce Çin hükümetince gerçekleşen Barin Katliamı’nda soykırım kurbanları anıldı.

Tam 36 yıl önce, 5 Nisan 1990 tarihinde, Kaşgar vilayetine bağlı Barın kasabasında, temel hak ve özgürlüklerini talep eden Uygur Türkleri ayaklandı. Çin hükümeti, söz konusu ayaklanmaya sert müdahalede bulunarak olayları kısa sürede bastırdı. Müdahale sırasında binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Barın olayları, Uygur Türklerinin yakın tarihindeki en önemli kırılma noktalarından biri olarak hafızalarda yerini korumaya devam ediyor.

Bu olayda canlarını kaybeden şehitleri anmak için 4 Nisan 2026, Cumartesi günü Azaflı Sosyal Yardım ve Kültür Derneği’nde Dünya Uygur Kurultayı Vakfı, Uygur Akademisi Vakfı ve Azaflı Sosyal Yardım ve Kültür Derneği’nin işbirliğiile “5 Nisan Barın İnkılabı ve Uygur Soykırımı” adlı anma paneli düzenlendi. Etkinliğe eski milletvekilleri, Çeşitli siyasi partilerin temsilcileri, STK temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler olmak üzere çok sayıda kişi katıldı. Program öncesinde Uygur Samsası ikramlar edildikten sonra, açılışa geçildi. Açılışta, Türkiye Cumhuriyet’inin istikrar marşı ile Doğu Türkistan İstiklal marşı okundu. Ardından Azaflı Sosyal Yardım ve Kültür Derneği – Türk Dünyası Kültür Merkezi başkanı, Avukat Arzuman Azaflı açılış konuşmasını yaptı.

Uygur Akademisi Vakfı Başkanı Abdulhamit Karahan’ın moderatörlüğünü üstlendiği toplantıda Dünya Uygur Kurultayı Vakfı Başkanı, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkin Emet ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işık Kuşçu Bonnenfant konuşmalarını yaptılar.

Prof. Dr. Erkin Emet, konuşmasında Doğu Türkistan’da yürürlüğe konulan aile planlaması adı altın Uygurlar yok etme siyasetinin ardından Barın kasabasında yaşanan ayaklanmanın, bağımsızlık mücadelesi açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Emet, bu olayın yalnızca yerel bir ayaklanma olmadığını, aynı zamanda bu zamana kadar birçok ayaklanma olmasına rağmen, “Bu olay, davamızın – bir insanlık trajedisinin – dünyada tanınmasında çok önemli bir rol oynamıştır.” sözleriyle uluslararası kamuoyunun dikkatini ilk kez bölgeye çektiğini ifade etti. 

Prof. Dr. Işık Kuşçu Bonnenfant ise, Doğu Türkistan’da benzer olayların tekrarlandığını, temel hakların ihlal edildiğini anlattı. Çin hükümetinin zorla kürtaj ve doğum kontrol politikalarını Uygur Türkleri ile diğer Türk topluluklarının kimliğini zayıflatma amacıyla kullandığını; kimliğin ise din, dil ve kültürden oluştuğunu ifade etti.

Program, gerçekleştirilen soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. Katılımcılar daha çok Uygurların haklı davası için Türk Devletleri teşkilatı ve Türkiye’den neler istediğini sordular. 

DUK Vakfı

Erkin kullaniyor .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir