DÜNYA UYGUR KURULTAYI VAKFI’NDAN ÇAĞRI

TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI ÜYESİ DEVLETLERİN SAYIN DEVLET BAŞKANLARINA VE KAMUOYUNA

Doğu Türkistan’daki Türk Halklarının Temel Haklarının ve Türk Dünyasının Ortak Kültürel Mirasının Korunmasına İlişkin Çağrı

13. Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi Vesilesiyle

28 Ekim 2026 | İstanbul

Türk Devletleri Teşkilatının 30 Ekim 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenmesi öngörülen 13. Devlet Başkanları Zirvesi vesilesiyle Dünya Uygur Kurultayı Vakfı olarak, Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur ve diğer Türk topluluklarının temel haklarının korunması ve ortak tarihî ve kültürel mirasımızın yaşatılması konusundaki beklentilerimizi, Sayın Devlet Başkanlarının ve uluslararası kamuoyunun dikkatlerine saygıyla sunuyoruz.

Türk Devletleri Teşkilatı, üye devletler arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliğinin yanı sıra, Türk halklarının ortak tarihinden, medeniyet birikiminden ve köklü kardeşlik bağlarından doğan dayanışma anlayışının da önemli bir temsilcisidir. Bu dayanışmanın, farklı coğrafyalarda yaşayan Türk topluluklarının dil, kültür, inanç ve kimliklerinin korunmasına yönelik ortak bir duyarlılığı da kapsadığına inanıyoruz.

Tarihî ve kültürel bakımdan Doğu Türkistan günümüzde Sincan Uygur Özerk Bölgesi olarak adlandırılan bölge, başta Uygurlar olmak üzere Kazak, Kırgız, Özbek ve diğer Türk topluluklarının tarihî yurdudur. Bu halklar, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi devletlerin halklarıyla ortak dil ve kültür köklerinin yanı sıra, tarihî ataları, inançları, edebiyatları, gelenekleri ve medeniyet değerleri bakımından da köklü bağlara sahiptir.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, insan onurunu, düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü, eğitim hakkını ve kültürel hayata katılma hakkını temel ilkeler arasında kabul etmektedir. Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 27. maddesi, etnik, dinî ve dilsel azınlıklara mensup kişilerin kendi kültürlerini yaşama, dinlerini açıklama ve uygulama ve kendi dillerini kullanma haklarına ilişkin önemli bir uluslararası standart ortaya koymaktadır. Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile UNESCO’nun ilgili belgeleri de eğitim hakkının, kültürel çeşitliliğin ve kültürel mirasın korunmasının önemini teyit etmektedir.

Bu ilkeler doğrultusunda, Uygur ve diğer Türk topluluklarının ana dillerini öğrenmeleri, kullanmaları ve gelecek nesillere aktarmaları; kültürel kimliklerini, dinî inançlarını, örf ve âdetlerini özgürce yaşatmaları; eğitim, aile ve toplum hayatlarını temel hak ve özgürlükler çerçevesinde sürdürebilmeleri, asimile edilmeye zorlanmamaları, yerlerinden zorla göç ettirilmemeleri ve mecburi çalışmaya maruz kalmamaları, çoğalma, adil yargılanma ve ifade özgürlüğü gibi haklar korunması gereken temel insan hakları arasındadır. Ayrıca Doğu Türkistan’da bulunan tarihî şehirler, mimari eserler, camiler, medreseler, türbeler, mezarlıklar, yazma eserler, arkeolojik bulgular ve diğer kültürel varlıklar, yalnızca bölge halklarının değil, bütün Türk dünyasının ve insanlığın ortak medeniyet mirasının önemli parçalarıdır. Bu tarihî ve kültürel değerlerin özgün nitelikleriyle korunması, gerektiğinde bilimsel yöntemlerle restore edilmesi ve gelecek nesillere aktarılması, uluslararası kültürel mirasın korunmasına ilişkin ilkeler çerçevesinde ortak bir hassasiyetle ele alınmalıdır.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin 31 Ağustos 2022 tarihinde yayımladığı değerlendirmede, Doğu Türkistan’daki (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) insan hakları durumuna ilişkin ciddi bulgulara ve kaygılara yer verilmiş bölgedeki uygulamaların “insanlığa karşı suç” teşkil edebileceğini belirtmiştir. Bu değerlendirmede ortaya konulan hususlar, ilgili sorunların uluslararası insan hakları standartları doğrultusunda ele alınmasının ve giderilmesine yönelik etkili adımlar atılmasının önemini göstermektedir.

Dünya Uygur Kurultayı Vakfı olarak, söz konusu kaygıların dikkate alınmasını, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasını ve bölgede yaşayan bütün toplulukların kimliklerini koruyarak huzur, güven ve insan onuruna yaraşır şartlarda yaşayabilmelerine katkı sağlayacak yapıcı girişimlerin desteklenmesini gerekli görüyoruz.

İnsan haklarının korunması, yalnızca ilgili toplumların geleceğini değil, uluslararası barışı, karşılıklı güveni ve halklar arasındaki ilişkilerin sürdürülebilirliğini de ilgilendiren evrensel bir sorumluluktur. Ortak tarihî ve kültürel bağlara sahip Türk devletlerinin, Doğu Türkistan’daki kardeş toplulukların temel hak ve özgürlüklerine ilişkin gelişmelere uluslararası hukuk ve insani değerler çerçevesinde duyarlılık göstermelerinden daha doğal bir şeyin olmadığı kanaatindeyiz.

Bu itibarla, 13. Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi’nde Doğu Türkistan’daki Uygur ve diğer Türk topluluklarının durumunun gündeme alınmasını ve değerlendirilmesini; en azından Zirve Sonuç Bildirgesi’nde bu toplulukların dil, din, eğitim ve kültürel kimliklerinin, tarihî eserlerinin ve kültürel mirasının korunmasına, temel insan haklarının güvence altına alınmasına ve Birleşmiş Milletler tarafından dile getirilen kaygıların yapıcı yollarla giderilmesine ilişkin bir maddeye yer verilmesini önemle talep ve temenni ediyoruz.

Böyle bir yaklaşımın, Türk Devletleri Teşkilatının kuruluş felsefesinde yer alan ortak tarih, dil, kültür ve dayanışma ilkelerinin doğal bir yansıması olacağına; aynı zamanda uluslararası insan hakları standartlarına bağlılığını ve insani meselelerde yapıcı sorumluluk üstlenme iradesini güçlendireceğine inanıyoruz.

Bu doğrultuda, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi devletlerin, yürüttükleri ikili ve çok taraflı ilişkilerde, karşılıklı anlayış ve yapıcı diyalog imkânlarından yararlanarak Doğu Türkistan’daki Türk topluluklarının temel haklarının korunmasını teşvik etmelerinin, ilgili bütün tarafların ve bölgesel istikrarın uzun vadeli yararına hizmet edeceğini düşünüyoruz.

Türk dünyasının tarih boyunca benimsediği adalet, hakkaniyet, merhamet, insan onuruna saygı ve kardeşlik değerlerinin, günümüzün insani meselelerine yaklaşımımızda da yol gösterici olması gerektiğine inanıyoruz.

Doğu Türkistan’daki Uygur, Kazak, Kırgız, Özbek ve diğer Türk topluluklarının dilinin, kültürünün, inancının ve kimliğinin yaşatılması, Türk dünyasının ortak medeniyet mirasının korunması ve insanlığın kültürel çeşitliliğinin gelecek nesillere aktarılması bakımından vazgeçilmez bir değerdir.

Sayın Devlet Başkanlarının bu önemli insani ve hakkaniyetle ele alınması gereken meseleye gerekli hassasiyeti göstereceklerine, Türk dünyasının kardeşlik ve dayanışma ruhunu evrensel insan hakları ilkeleriyle bütünleştiren, sağduyulu ve geleceğe dönük bir yaklaşım sergileyeceklerine inanıyoruz.

13. Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi’nin, kardeş halkların temel haklarının korunmasına yönelik somut ve yapıcı bir iradenin ortaya konulmasına, Türk dünyasının ortak değerlerinin güçlendirilmesine ve bölgesel barış ile karşılıklı güvenin gelişmesine vesile olmasını içtenlikle temenni ediyor; Sayın Devlet Başkanlarına ve Türk Devletleri Teşkilatının bütün ilgili kurumlarına saygılarımızı sunuyoruz.

                                                                     DÜNYA UYGUR KURULTAYI VAKFI

DUK Vakfı

Erkin kullaniyor .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir