
Macaristan’ın Bacs-Kiskun bölgesindeki Bugac kasabasında düzenlenen “Büyük Hun-Türk Kurultayı”nın resmi açılış töreni yapıldı. Doğu Türkistanlılar adına Dünya Uygur Kurultayı Sözcüsü, Dünya Uygur Kurultayı Vakfı Başkanı Prof. Dr. Erkin Emet, Dünya Uygur Kurultayı Baş Danışmanı, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alimcan İnayet, Dünya Uygur Kurultayı Vekili Rehime Mahmut ve Kazakistan’dan gelen sanatçılar katıldı.

Macar Turan Vakfı tarafından Hun ve Türk kökenli toplulukların geleneksel kültürlerini, tarihi miraslarını ve ortak değerlerini tanıtma amacıyla düzenlenen “Büyük Hun-Türk Kurultayı”nın resmi açılış törenine, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Özbekistan Kültür Bakanı Yusufjon Usmanov, Kırgızistan Kültür Bakanı Mamabetaliev Mirbek, Macaristan Turan Vakfı Başkanı Andraş Biro, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan, AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız ve birçok ülkeden davetliler katıldı.
Doğu Türkistanlılar adına Dünya Uygur Kurultayı Sözcüsü, Dünya Uygur Kurultayı Vakfı Başkanı Prof. Dr. Erkin Emet, Dünya Uygur Kurultayı Baş Danışmanı, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alimcan İnayet, Dünya Uygur Kurultayı Vekili Rehime Mahmut ve Kazakistan’dan gelen sanatçılar katıldı.
TDT Genel Sekreteri Ömüraliyev, açılışta yaptığı konuşmada, böyle bir etkinliğin Avrupa’nın merkezinde gerçekleştirilmesinin Türk dünyası için çok önemli olduğunu ifade etti.
Ömüraliyev, her iki yılda bir düzenlenen Büyük Hun-Türk Kurultayı’nın, Türk dünyasından gelen çok sayıda bürokrat, sanatçı ve katılımcıya ev sahipliği yaptığını söyledi.
Macaristan’ın Bugac kentinde düzenlenen Büyük Hun-Türk Kurultayı’nın bu açılış töreninde Doğu Türkistan’ın ay yıldızlı Gök Bayrağı, Türk dünyasının bayrakları arasında bir kez daha yerini aldı.
Doğu Türkistan’ın Kurultay’daki temsili, 2010 yılında başlayan ve 2012’de Komünist Çin Yönetimi’nin diplomatik itirazlarına rağmen sürdürülen 16 yıllık bir geçmişe dayanıyor.
Kurultayın Sempozyum kısmında Prof. Dr. Alimcan İnayet “MACAR-UYGUR DİL, EDEBİYAT VE KÜLTÜR İLİŞKİLERİ ÜZERİNE” konulu bildirisini sundu.
” Çin Tarih Kaynaklarına Göre, Uygurlar Hunların Soyundan Gelmektedir.”
İnayet konuşmasında, “Macarlarla Uygurlar arasında ırk, etnik, dil ve kültür bakımından çok yakın ilişki söz konusudur. Bu ilişkiler Macarlarla Uygurların dili, edebiyatı ve kültürüne de yansımıştır. Konunun daha iyi anlaşılması için sözü Çin tarih kaynaklarından başlamak gerekir.
Macarların ataları sayılan Hunlar Çin tarih kayıtlarında Xiong-nu 匈奴 <Hunca : Qun / Khun/Kun/Hun “insanoğlu”, “halk”, “ahali” (Liu Yi-tang, s. 484; Golden, 2002, s. 72-73) olarak kaydedilen kadim milletlerin birisidir. Çin tarih kaynaklarına göre, Uygurlar Hunların soyundan gelmektedir” dedi.
“Macarlarla Uygurlar Akraba Topluluktur, Bu Gerçek İnkar Edilemez.”
İnayet sunumunu Macarlar ile Uygurların akraba topluluklar olduğunu vurgulayarak: “Tarihi kaynaklar gösteriyor ki, Macarların ataları olan Hunlar ile Uygurlar arasında etnik bakımdan yakın ilişkiler bulunmaktadır. Yine araştırmalar gösteriyor ki, bugün Macar toplumunun oluşumda Uygurların ataları olan On-Oğur / On- Uygurların önemli katkısı olmuştur. Macarlar ile Uygurları arasındaki akrabalık ilişkileri dil, edebiyat ve kültüre de yansımıştır. Eski Hun ve bugünkü Macarca ile Uygurca arasındaki birçok benzer ve ortak sözcükler söz konusudur. Macar masalları ile Uygur ve Sarı Uygur masallarındaki benzer ve ortak motifler söz konusu akrabalık ilişkilerinin izlerini taşımaktadır. Macar halk müziği ile Sarı Uygur halk müziği arasındaki şaşırtıcı benzerlikler vardır. Bu durumu ancak bu iki toplum arasındaki bir akrabalık ilişkiler temelinde açıklamak mümkündür.” diye özetledi.
İnayet sözünü, “Elbette Hunlar Avrupa’ya göç ettikten sonra uzun tarihsel ve kültürel süreçte dahil oldukları farklı din, inanç ve medeniyet sistemlerinin etkisiyle farklı istikamette gelişmiş ve dönüşmüştür ki, bu da bugünkü Macarlar ile Uygurlar arasındaki büyük farklılıkların oluşumuna neden olmuştur. Ama ne olursa olsun, Macarlarla Uygurlar akraba topluluktur, bu gerçek inkar edilemez. Farklılıklar bizim bir araya gelmemize engel olmamalıdır. Farklılıklara saygı göstermeliyiz, ortaklıklarda buluşmalıyız” diye tamamladı.
Kazakistanlı Uygur Kanaat Önderi, iş adamı Vakkas Mamedinov’un çabaları ile gönderilen Uygur Sanat Topluluğunun gösterdiği Uygur halk Oyunlarından örnekler insanların büyük ilgisini çekti. Dans gösterisinde sonra Rehime Mahmut hanım konuşma yaptı. O, konuşmasında, komünist Çin’in Doğu Türkistanlılara uyguladığı soykırım siyasetini anlattı.
Etkinliğin simge yapısı olan dev Attila Otağı’nda, Hunların, Türklerin ve Macarların hazinelerinin yer aldığı sergiler açılırken, el sanatlarının sergilendiği doğu pazarları kuruldu ve halk dansları ile ozanların konserleri eşliğinde coşkulu anlar yaşandı. Organizasyon, yarışmalarda dereceye girenlere verilen ödüllerin ardından alanda yakılan geleneksel kutsal ateş ritüeli ile tamamlandı.







